Anasayfa / Kıbrıs / Ertuğruloğlu’ndan Erhürman’a netlik ve samimiyet çağrısı

Ertuğruloğlu’ndan Erhürman’a netlik ve samimiyet çağrısı

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar’ın adaya gerçekleştireceği ziyaret öncesinde yazılı açıklama yaparak Cumhurbaşkanı’na yönelik değerlendirmelerde bulundu.

Ertuğruloğlu açıklamasında, Kıbrıs Türk halkının geleceğini doğrudan ilgilendiren sorulara net ve samimi yanıt verilmesi gerektiğini belirterek, Cumhurbaşkanı’nın 31 Mayıs’ta sosyal medya üzerinden yaptığı “çözüm için diyalog ve diplomasinin önemi” vurgusuna atıf yaptı.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar’ın adaya gerçekleştireceği ziyaret öncesinde, Kıbrıs Türk Halkının geleceğini doğrudan ilgilendiren hayati soruları Sayın Cumhurbaşkanı’na yeniden yöneltmek kaçınılmaz bir zorunluluk haline gelmiştir. Sayın Cumhurbaşkanı, 31 Mayıs’ta sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ‘çözüm için diyalog ve diplomasinin önemine’ dikkat çekerek; sürece ‘sabır, soğukkanlılık ve kararlılıkla’ hazırlandıklarını ifade etmiştir.

Kıbrıs Türk Halkının artık edebiyattan, süslü ama içi boş ifadelerden uzak, net ve samimi gerekçeleri bilmeye hakkı vardır. Bu bağlamda, Sayın Cumhurbaşkanı’ndan şu sorularımıza hiçbir şüpheye yer bırakmayacak açıklıkta cevap vermesini talep ediyoruz:

1- “Çözüm” ile ne kastediliyor?

Sayın Cumhurbaşkanı, “çözüm” derken hangi sorunun çözümünü işaret ediyorsunuz? Rum tarafının devlet, bizim ise yalnızca bir ‘toplum’ olarak muamele görmemizi mi; yoksa Rum siyasetinin temelini oluşturan sözde ‘Türk işgal ve istilası’ tezini mi kastediyorsunuz?

2- Eşit olmayan bir zeminde diyalog ve diplomasi nasıl olacak?

Diyalog ve diplomasi, ancak bu dilden anlayan eşitler arasında ve mütekabiliyet temelinde yürütülür. Rum tarafı ile böyle bir eşitlik zemininde olmadığımız ortadadır. Eşitliğin bulunmadığı bir ortamda yürütülen süreç diyalog değil, ancak ‘teslimiyet’ olarak adlandırılır. Eşitlik yoksa, teslimiyet, diyalog ve diplomasi diye lanse edilir ve birileri de buna inanır maalesef… Sizce, gerçekten Rum tarafı ile eşit bir zeminde miyiz?

3- Rum’un keyfini bekleyecek sabırdan mı bahsediyorsunuz?

Sayın Cumhurbaşkanı, ‘Sabır, soğukkanlılık ve kararlılık’ diyorsunuz. Kıbrıs Türk Halkı 60 yıldır fazlasıyla sabır göstermiştir. Rum’un keyfini bekleyecek sabırdan mı bahsediyorsunuz? Kıbrıs Türk Halkının, Rum tarafının keyfini bekleyecek tek bir saniyesi bile kalmamıştır. Soğukkanlılığımızı ve kararlılığımızı ancak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni korumak ve yüceltmek için koruduğumuzu da hatırlatmak isteriz. Sayın Cumhurbaşkanı, bu devleti yüceltme görev ve kararlılığınıza namusunuz ve şerefiniz üzerine siz de and içmediniz mi? Unuttunuz mu? Yoksa, laf ola mı and içtiniz?

4- Hangi süreç?

Süreçten bahsediyorsunuz… Hangi süreç Sayın Cumhurbaşkanı? Siz kiminle sözde müzakere edeceğinizi sanıyorsunuz? Eşitler olarak görüştüğünüz masalına mı inanıyorsunuz? İstediğiniz algı operasyonunu oynayın, istediğiniz laf cambazlığını uygulayın, Rum lider masaya sözde ‘Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’ olarak otururken, siz o sözde devletin Türk Toplumu ‘Lideri’ konumuna itiliyorsunuz. Üzerimizde hakimiyet iddia eden, istediklerini alabilmek için her türlü insanlık dışı ambargo ve izolasyonu uygulatan zihniyetten bir de ‘dönüşümlü başkanlık’ talep ediyorsunuz. Sizin gibi düşünen, sizden öncekiler de talep etmişti. Rum da ‘eşit değiliz ki’ diyor. ‘Ben egemen bir devletim, sen de bir toplum’ diyor. Hadi gelin de diyalog ve diplomasiyle bu sorunu çözün! Ama yine soralım hangi sorunu? Bizim tarif ettiğimizi mi? Rum’un yalan yanlış propagandasını mı? Rum tarafı açıkça ‘Biz egemen bir devletiz, siz ise bir toplumsunuz’ derken, bu statülerle hangi sorunu çözeceksiniz?

5- Egemen eşitliği mi, eşit egemenliği mi savunuyorsunuz?

Bugüne kadar verdiğiniz mesajlar, egemen eşitliğe karşı olduğunuzu ve ‘eşit egemenlik’ aldatmacasına sığındığınızı göstermektedir. Şu bir gerçek ki bu yaklaşım eşitlik değil, Rum boyunduruğu altına girmektir. Bunu, böyle değilmiş gibi çarpıtmaktan vazgeçin artık Sayın Cumhurbaşkanı. Üstelik bu siyaseti yürütürken de, her adımınızı Türkiye ile birlikte attığınızı iddia ederek algı yaratmaya çalışıyorsunuz, çok yazık! Ankara net ve kararlı bir şekilde ‘Egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü’; yani iki komşu devlet diyor ve demeye de devam edecektir. Sizin savunduğunuz dönüşümlü başkanlık ve tek uluslararası kimlik modeli ise Ankara’nın çizgisiyle taban tabana zıttır.

Dönüşümlü başkanlık demek, tek devlet, tek uluslararası kimlik, toprak bütünlüğüne saygı demektir. Kaldı ki Rum tarafı bunu bile kabul etmiyor.

Çok net cevap veriniz lütfen; Egemen eşitliği mi savunuyorsunuz? Eşit egemenliği mi?

İki halk arasındaki gerçek durum ve zemin taban tabana ters iken, size göre ise tam bir uyum söz konusu… Bunun neresi devlet ciddiyetiyle bağdaşıyor ki? Sonra da bu konuları kamuoyuyla paylaşıyoruz diye bizi devlet ciddiyetine davet edebiliyorsunuz.

Sayın Cumhurbaşkanı, bulunduğunuz makamın gereklerine ve ulusal dava parametrelerine bağlılık sergileyemediğiniz sürece, kimseye ‘devlet ciddiyeti’ dersi verecek haliniz yoktur.

Ayrıca, öve öve bitiremediğiniz yönteminizle bugüne kadar BM, AB veya Rum tarafından yanıt aldınız mı? Eğer bir yanıt aldıysanız, bunu halkla paylaşınız. Yuvarlak ifadelerle olayı geçiştirmeyin lütfen. Eğer 8 aydır hiçbir yanıt alamadıysanız, Kıbrıs Türk Halkı’nın bunları da bilme hakkı var Sayın Cumhurbaşkanı, 8 ay geçmiş; daha kaç ay, ya da kaç yıl bekleyeceksiniz acaba?

Kıbrıs Türk halkı artık gerçekleri bilmek durumundadır. Omurgalı bir siyaset mi yürütülmektedir, yoksa teslimiyet mi?

Oyun bitmiştir; halkımıza net ve dürüst bir cevap vermek sizin en temel görev ve sorumluluğunuzdur.”

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir